Hislerimi anlatan bir şarkı yok

Her yer karanlık. Hayır en sevdiğim renk siyah değil, sevdiğim tüm renkler siyaha döndü sadece. Heyecanla beklediğim şeyler bir şekilde yaşanıp geçiyor. Bazen bir saat sürüyor mutluluğun -şanslıysan- bazen bir dakikanın son saniyelerinde netleşiyor gözyaşların. Her ağladığında da -ama ne ağlama, aldığın nefesin göğsüne sığmamasıyla soluk boruna tıkanıp içine ulaşamaması arası duygu- tamam ya daha fazla kırılamazdım heralde dersin. Dersin ama daha önce de öyle demiştin. Daha önce de “daha fazla kıramaz”dı seni. E ne oldu şimdi. Hepsi mi boşa gitti, hani gözlerindeki durgunluk, sesindeki soğukluk. Hepsi kurallarını asla anlayamayacağını düşündüğün ve ufaktan sıkılmaya başladığın şu garip ama sen hariç herkesin sevdiği oyunun aptal kurallarından mıydı? Hiç mi gerçek şeyler hissetmedi acaba bana karşı. Aklına geldiğimde kaç saniyeni aldığımı merak ediyorum. Senin yolundan gitmeme neden izin verilmiyor. Hayır senin yaptıklarını yapmak değil kastettiğim. Neden sadece ve sadece seni izlememe bile izin yok? Bak yine geliyor gözyaşları. Sen de gördün onları. Gerçekler, senin anlayamayacağın kadar gerçekler. Sana söylediğim şarkılar gibi. Sesim kadar gerçek duygularıma, göstermediğin saygı gibi. Onun yokluğu kadar hissediyorum sana olan aşkımı.

Keşke hep uyuyabilsem.

Göyaşlarım görünmez olsaydı hep ağlardım.

Başlığa dönelim. Hislerimi anlatan hiç bir şarkı yok. Hepsinde var olduğun gerçeğini inkar etmiyorum da. Eksiklik tam olarak bu. Tıpkı eksik ve neredeyse yok olan ruhumu tamamlamadığın gibi, tamamlanmıyor şarkılar da aklımda sen olunca. Belki yüzlerce şarkıyı birleştirseydik benzerdi bize. Yine öznesi biz olan bir cümle kurdum, bunu bırakmamın zamanı geldi. Neyse, anlamamaya çalışıyorum şarkıları. Hiç bilmediğim dillerde şarkılar dinleyip müziklerini sevdiklerimin sözlerine kafamda kendimce anlamlar yüklüyorum. Böylesi daha zararsız.

Hayatımda zararsız biri yok.

Seninle olmak nasıl bir şeydir acaba. Senin yanaklarına dokunmak nasıl bir duygudur merak ediyorum. Seninle konuşmanın nasıl bir şey olduğunu bilmeyen bir insan olarak , senin gülümsediğin kişi olmak nasıl bir şeydir bilmek istiyorum.

Umut ediyordum, hala ediyorum belki de. O umudu öldürmek için ölmem mi gerekecek? Ve eğer öyleyse, beni öldürmek mi istiyorsun?

Sinirlenince ağlayan insanlar için hayat bazen çok zor oluyor.

  • Korktun sanıyorlar.
  • Güçsüz olduğunu düşünüyorlar.
  • Düşündüklerini söylesen, hepsi korkar.
  • Dimdik durabilsen, gözlerin dolmasa gücünden çekinirler.
  • Ama öyle bir şey ki bu, sadece kendi içinde tüm evrenin hakimi olup bunu herkesten saklamak zorunda olmak gibi.
  • Cesaretten kırılırken, birden kendini parçalanmış bulmak gibi.
  • O kadar kötü ki, bazen ağlarken kendi sesini bile duyamamak gibi.
  • Öyle de zaten.

(Source: ohalanyeminet, via nutellayimben)

Biri beni bu kadar sevecek, sevmesem bile değer veririm,üzmemeye çalışırım amına koyım sen ne kalpsizsin ya.

(Source: hayatbazencokibne, via bendeoylediyodumzaten)

Lisede saç uzatmak, sakız çiğnemek, beyaz ayakkabı giymek yasak ama ”Evlenmeye” izin var.Vay anasını sayın seyircileeer

hypoonergenus:

(via siktirinizgidiniz)